Ana SayfaAnne & Bebek SağlığıYenidoğan Bebeklerde Beslenme, Anne Sütünün Faydaları

Bunlara da Göz Atın

Bebekmamasi.Org

Bebek Maması

Painter

Bebek maması, özgün bir platform olup piyasadaki tüm yerli ve yabancı menşeli bebek maması, bebek devam sütü, bebek takviye gıdaları hakkında incelemelerde bulunarak ziyaretçilerine en doğru bilgileri sunar.

Yenidoğan Bebeklerde Beslenme, Anne Sütünün Faydaları

Yenidoğan bebeklerde beslenme, bir annenin en çok dikkat etmesi gereken durumların başında gelir.

Hayata yeni gözlerini açmış bir bebeğin reflekslerinden bir tanesi de hiç şüphesiz emme refleksidir. Bu refleks çocuğun beslenme ihtiyacını karşılamak içindir.

Dünyaya gelmiş bir yenidoğanın, eğer tıbbi sorunu yoksa ilk yarım saatten sonra anne kucağına verilmesi ve annenin hemen bebeğini emzirilmesi beklenir.

Zamanında doğmuş bir bebeğin, eğer sağlığında herhangi bir terslik yoksa yaşamın ilk altı ayında sadece anne sütü ile beslenmesi gerekir. Anne sütü, bebeğin büyüme ve gelişimine katkı sağlayacak tüm besin değerlerine sahiptir.

Dünya sağlık örgütü (WHO) yaşamın ilk altı ayında sadece anne sütünü önermiş, dışardan beslenmeyle birlikte iki yaşına kadar da anne sütüyle devam edilmesi gerektiği söylenmiştir.

Yenidoğan Bebeklerde Beslenme

Yenidoğan Bebeklerde Beslenme

Yenidoğan bebeklerde beslenme, annenin en çok dikkat etmesi gereken durumların başında gelir. Bebeğin gelişimini doğrudan etkileyen anne sütü, bebeği birçok hastalık riskine karşı korur.

Anne Sütünün Bebeğe FaydalarıAnne Sütünün Bebeğe Faydaları

Tıbbi olarak bebeğin herhangi bir problemi yoksa ve anne sütü de yeterli ise tüm uzmanlar, yenidoğan bebeklerde beslenme rutini olarak ilk altı ay boyunca bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesi gerektiğini vurguluyor. Peki, anne sütünün bebeğe faydaları nelerdir?

  1. Antibiyotik niteliğinde olan anne sütü, bebeğin bağışıklık sistemini güçlü kılan en etkili ve tek gıdadır.
  2. Isı derecesi bebek için yeterli düzeyde olan anne sütü, steril bakımından da oldukça iyidir.
  3. Anne sütü ile beslenen bebeklerde, çene ve diş gelişiminin daha sağlıklı olduğu görülür.
  4. Anne sütünün bebeğin bedensel gelişiminin yanı sıra, zeka ve ruhsal gelişimde de faydaları bilinmektedir.
  5. Anne ve bebek arasında ten tene temasın gerçekleşmesiyle beraber, güvenli bağlanmayı da oldukça güçlendirir.

Anne Sütünün Azalttığı Hastalık RiskleriAnne Sütünün Azalttığı Hastalık Riskleri

Yenidoğan bebeklerde beslenme, doğumdan itibaren ilk altı ay boyunca sadece anne sütü ile beslenme rutini olmalıdır.

Anne sütü, besinler içinde en kıymetlisi ve bebekler açısından en iyisidir. İlk altı ay boyunca bebek su içmediği halde, susuzluğunu giderir, bebeği olası hastalık risklerine karşı koruma altına alır. Peki, anne sütü hangi hastalık risklerini azaltır?

Anne sütü çok önemli antikorlar içermektedir: Dünyaya gözlerini yeni açan bir bebek oldukça savunmasız bir vücut direncine sahiptir. İşte bu zayıf vücut direncini koruyacak tek şey hiç şüphesiz anne sütüdür.

Anne sütünde, virüs ve zararlı bakterilere karşı koruyucu antikorlar bulunmaktadır. Özellikle kolostrum dediğimiz memeden gelen ilk süt yüksek miktarlarda immünoglobulin A(IgA) ve bir kaç çeşit antikor sağlar.

Yapılan bir çok araştırmada sadece yenidoğan bebeklerde beslenme rutini olarak anne sütüyle beslenen bebeklerin ishal, zatürre ve enfeksiyon gibi hastalıklarına karşı daha dayanıklı ve kolay atlatılabildiği saptanmıştır.

Emzirmek hastalık riskini azaltabilir: Yenidoğan bebeklerde beslenme rutini olarak ilk altı ay anne sütüyle beslenen bebeklerde ciddi hastalıklara karşı korucuyu kalkan görevindedir. Aşağıdaki hastalıklarda dahil olmak üzere ciddi hastalıklara karşı bir kalkan görevindedir.

Orta kulak enfeksiyonlar: Özellikle belirtmek gerekirse uzun süre ve sık emzirme bebeklik döneminin çokça ötesinde orta kulak, boğaz ve sinüs enfeksiyonlarına karşı ciddi koruma sağlayabilmektedir.

Yenidoğan bebeklerde beslenme rutini olarak anne sütünün kullanılması, ortakulak enfeksiyon riskini ortadan kaldırır.

Solunum yolu enfeksiyonları: Anne sütüyle emzirme birden fazla solunum yolu ve gastrointestinal akut hastalığa karşı ciddi koruma sağlayabilir.

Bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları, ilerleyen süreçlerde ciddi problemlere yol açabilmektedir. Bu yüzden uzmanlar, yenidoğan bebeklerde beslenme rutini olarak herhangi bir tıbbi sorun yoksa anne sütünü önerir.

Soğuk algınlığı ve enfeksiyonlar: Yenidoğan bebeklerde beslenme rutini olarak sadece altı ay süresince anne sütüyle beslenen bebeklerin, ciddi soğuk algınlığı, kulak veya boğaz enfeksiyonlarına yakalanma riski oldukça daha düşük düzeyde olabilmektedir.

Bağırsak enfeksiyonları: Emzirmenin bebeğin bağırsak enfeksiyonlarında ciddi bir azalım seyri göstermektedir.

Bağırsak dokusu hasarı: Prematüre doğmuş bebeklerin anne sütüyle beslenmesi nekrotizan enterokolit insidansında bir azalma ile bağlantılıdır.

Ani bebek ölümü sendromu (SIDS): Sadece emzirme bile ani bebek ölüm sendromunu ciddi bir şekilde azaltmıştır.

Alerjik hastalıklar: Emzirme düşük riskli astımı ciddi bir şekilde aşağı çeker. Atopit dermatit ve egzama kaynağıyla da bağlantılıdır.

Bağırsak hastalıkları: Sadece anne sütüyle beslenen bebeklerin Crohn hastalığı ve ülseratif kolit geliştirme olasılığı, anne sütüyle beslenmeyen bebeklere göre daha düşük olabilir.

Şeker hastalığı:  Emzirmenin tip bir diyabet ve insüline bağımlı olmayan(tip 2)diyabet geliştirme riskinin azalmasıyla ciddi bir doğru orantıya sahiptir.

Çocukluk çağı dönemi lösemisi: Emzirmenin, çocukluk dönemi çağı lösemi riskini ciddi bir düzeyde aşağı çekmektedir.

Anne sütü bebeğin sağlıklı bir kilo almasını sağlar: Anne sütüyle beslenen bebekler, sağlıklı bir kiloya sahip olup, ayrıca obeziteye karşı korur.

Emzirmek çocukları zihinsel anlamda korur: Yapılan araştırmalarda emzirilen ve mama ile beslenen bebekler arasında, beyin gelişiminde fark olabileceğini ortaya koymuştur.

Bu farklılıkları, emzirirken ki kurulan fiziksel yakınlık(ten tene temas), dokunma ve kurulan göz temasıdır. Yine tekrar eden araştırmalarda, anne sütüyle beslenen bebeklerin daha yüksek zeka puanlarına sahip olabileceğini saptamış ve davranış problemleri geliştirme olasılıklarının daha düşük düzeyde olduğunu saptamışlardır. Buna bağlı olarak da öğrenme güçlülüğünün yaşlandıkça kendini gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Emzirmenin Anneye Faydaları Nelerdir?

Emzirmenin Anneye Faydaları Nelerdir?

Emzirmenin bebeğe faydaları kadar, anneye de faydaları vardır. Uzmanların da görüşlerinden derlediğimiz emzirmenin anneye faydaları şunlardır;

Emzirmek kilo vermeye yardımcı olur: Hamilelik süresince anne adaylarının hiç şüphesiz en büyük korkusu kilo korkusudur. Hamilelikte alınan kiloların verilmesinde emzirmenin de katkı sağladığını uzmanlar tarafından da teyit edilmiştir.

Emzirmenin annelerde daha fazla kalori yaktığını tabi bununda düzenli beslenme ile doğru ilişkili olduğunu söyleyebiliriz.

Emzirmek rahim kasılmasına yardımcı olur: Hamilelik süresince ay ay farklı boyutlara varan rahim, en son bir karpuz boyutuna varabilmektedir.

Emzirme süreci, doğumdan sonraki süreçte uterusun (rahmin) eski boyutuna dönmesine oksitosin hormonu sayesinde yardımcı olur.

Doğum işlemini kolaylaştırmak ve kanamayı azalmaya yardımcı olmak için vücut, yüksek düzeyde oksitosin hormonu sağlar. Ayrıca yeni doğan bebekle sağlam ve güvenilir bir bağ kurmaya yardımcı olur. Emzirme esnasında sürekli oksitosin hormonu sağlanır.

Emzirmek hastalık riskini azaltır: Emzirmenin kanser hastalıkları da dahil olmak üzere pek çok hastalığı karşı uzun süreli engellediği yapılan araştırmalarda öne sürülmüştür.

Meme ve yumurtalık kanseri riskinin düşük olması emzirme sürecinin toplamını göstermektedir.

Emzirme sürecini yaşayan kadınların, yüksek tansiyon başta olmak üzere, artrit (kireçlenme), yüksek kan yağlarına sahip olma, kalp rahatsızlığı ve tip2 diyabet riskinin daha düşük olduğu yapılan araştırmalarda ortaya koyulmuştur.

Emzirme süreci içinde bulunan anne, adet gecikmesi yaşayabilir ve bu durum normal karşılanmaktadır. Emzirme süreci bir süre boyunca yumurtlama ve adet görmeyi de engeller.

Zaman ve para tasarrufu sağlar: Emzirmenin en bedava en rahat süreç olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Formül mamaları gibi sürekli ısıtılarak ve ılımasını bekleyerek geçirilecek süre derdi yok.

Anne sütü bebek için en ideal sıcaklıktadır. Bebeğim acaba doydu mu, aç mı? Gibi ikilemeler de yaşatmaz, ona en iyi bebek karar verir. Emzirerek bir sürü parayı mamaya yatırma derdi de yok. Emzirerek bebeğinizle daha yakın olmanın keyfini çıkarın.

Bebeğin emmeyi reddetmesiBebeğin Emmeyi Reddetmesi Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Yenidoğan bebeklerde beslenme ile ilgili olarak annelerin en sık karşılaştıkları problemlerin başında bebeğin memeyi reddetmesi gerekir. Peki, bu durumda ne yapılması gerekir?

Anneler bazen bebeklerinin meme emmeyi red ettiğini dile getirirler. Bu durumda, meme emmemenin gerçekten memeyi reddi midir Bunu tespit etmek lazım.

Çünkü bazen bebek memeye yaklaştığında kafasını çevirebilir, zayıf emebilir, tıkanabilir, kafasını itebilir, ya da ememez, emse bile yutamaz,  bu durumun gerçekten meme reddi olup olmadığı tespit edilmesi gerekir.

Yeni doğan bebeklerde arama refleksi vardır. Memeye yaklaştığında kafasını sağa sola çevirebilir. Bu durumu anneler, meme reddi olarak yorumlayabiliyorlar.

Dört, sekiz aylık dönemlerde, bebeklerin çevrelerine ilgilerinin arttığı dönemdir. Etraftan gelen seslerden dolayı bebekler, memeyi bırakıp çevrelerine odaklanabilirler. Bu durumu gerçek meme reddinden ayırmak gerekir. Bu durumda neler yapılmalıdır?

“Düzgün bir emzirme tekniği kullanılmalıdır.”

Peki, bu düzgün emzirme tekniği nasıl olmalıdır?

Yenidoğan bebeklerde beslenme konusunda annelerin zorluk çektikleri bir diğer durum, doğru pozisyonu bulamamalarıdır. Emzirmenin şu şekilde olması gerekir.

Dudakları dışa doğru, başı vücudu aynı düzlemde, memeye yakın, burnu ve çenesi memeye değecek şekilde olmalıdır. Anne bebeği yakından tutup,  poposundan destek almalıdır.

Bebeğin ağzı, annenin memesinin kahverengi olan kısmının (areola)  çoğunu ağzına alıyor ve süt içerken yutkunuyorsa, ritmik, kısa, derin aralıklarla emiyorsa bu düzgün bir emme tekniğidir.

Yenidoğan bebeklerde beslenme konusunda düşülen en büyük hatalardan biri de bu süreçte yanlış yapılan bir şey varsa, öncelikle bu düzeltilmelidir. Kesinlikle bebeğin kafası zorla memeye basılarak emzirilmeye çalışılmamalıdır.

Bazı annelerin meme uçları basık olabiliyor. Bu durumda bebek, yeterli alamıyor ememiyor olabiliyor. Bu durumlarda meme başına masaj yapılmalı, memenin başının çıkması için sağım yapılabilir.

Annenin belirlediği saat aralıklarıyla bebek emzirilmemelidir. Bunun yerine bebek, istedikçe emzirilmelidir.

Bazı annelerde fazla süt birikimi söz konusu olabiliyor. Ya da süt boşalma refleksi denilen, bebek emzirmeye başladıktan sonra, hızlı bir şekilde sütün gelmesidir.

Bu durumun sonucunda bebekte, öksürme, tıkanma, boğulma benzeri durumlar yaşanmaktadır. Bu durumda bebeğin, daha rahat süt emmesi için önceden bir miktar sütün sağılması gerekir.

Bazı annelerde de tam tersi durum söz konusu olabiliyor. Süt boşalma refleksi daha yavaş olabiliyor. Bebek süt emer emmez sürekli kafasını sağa sola gezdirerek süt arıyormuş gibi yapar. Bu durumda da emzirmeye başlamadan önce memeyi sağmak gerekir. (süt sağdıktan sonra, bu amaç için üretilmiş cam ya da sert plastik bir kap ile saklanması en uygunudur.)

Her şeyden önemlisi bebekte bir halsizlik, ateş, kusma, ishal,  nefes almada değişiklikler, emme istememe gibi durumları var ise, bu bebeğin hasta olma ihtimali yüksektir. Emmeye isteksizlik ve memeyi reddetme bulguları var ise öncelikle bir çocuk doktoruna başvurmada fayda vardır.

Ağız içinde pamukçuk, diş çıkarma, burun tıkanıklığı durumunda de bebeklerde memeyi reddetme durumu söz konusudur. Öncelikle bu bulgular ortadan kaldırılmalıdır ki gerçek meme reddi olup olmadığı anlaşılmalıdır.

Anne sütünde bazen tat değişiklikleri olabilmektedir. Annenin memesine sürülen losyonlar, aldığı ilaçlar, değişik gıdalar meme reddine sebep olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu durumun kaldırılmasından sonra bebeğin tekrar meme emmesine olanak sağlanmalıdır.

Annenin kaygısının gerçek olup olmadığına da bakılmalıdır. Bir bebek düzenli kilo alıyor, düzenli idrar ve kakasını yapıyorsa bu durumun memeyi reddettiği anlamını taşımıyor.

Annelerin fazla stresli ve gergin olduğu durumlarda, bebeklerin bu durumu anlayıp memeyi red edebileceği söylenebilir. Mümkün olduğunca annenin emzirme dönemlerinde kaygısız ve stressiz bir ortamda bulunmasında fayda vardır.

Anne sütünün yetersiz gelmesiAnne Sütünün Yetersiz Gelmesi Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Yenidoğan bebeklerde beslenme problemi olarak en sık karşılaşılan durumların başında anne sütünün yetersiz gelmesi durumudur. Peki, bu durumda ne yapılması gerekir?

Doğumdan sonra bir bebeğe, mutlaka anne sütünden beslenmesi için uzun uğraşlar gerektirebilir. Buna rağmen bebek, bazen anneden, bazen de kendinden kaynaklanan sebeplerden ötürü, bazen süt emmeyi reddedebilir.

Bu durumun fark edilmesi durumunda bebeğe formula mamalar verilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. Kesinlikle bebeğe biberonla mama verilmemelidir.

Çünkü bu durum gittikçe memeyi tamamen reddetme noktasına gelebilir. Bu yüzden kaşıkla, bardakla, ya da sondayla bebeklere rahat bir şekilde verilmelidir.

Bebek Maması (Formül Süt) Nasıl Hazırlanır?

Formül maması

Yenidoğan bebeklerde beslenme problemi olarak görülen anne sütünün olmaması durumunda, bebek maması (formül süt) kullanılır. Peki, formül süt nasıl hazırlanır?

Anne sütü olmadığında ya da yetersiz kaldığında, çocuk doktorların önerdiği formül süt en iyi seçenektir.

Formül sütü doğru bir şekilde hazırlamak için, doğru teknikler kullanılmalıdır. Mutlaka kutunun ambalajındaki tekniklere bakmakta fayda vardır. Eğer biberon kullanılacaksa, mutlaka kaynatılmış, iyice sterilize edilmiş olmalıdır.

Kullanılacak su ölçülürken, biberonun üzerindeki ölçekle ya da ölçekli bir bardak yardımıyla yapılmalıdır. Formül mama hazırlanırken kullanılacak suyun kaynatıldıktan sonra ve ılıtılmış su olması gerekir. Rahatlıkla dokunulacak bir sıcaklıkta olması gerekir.

100 mm’lik bir formül için, doksan mm suya üç ölçek formül eklenir. Öncelikle biberona önce su eklenmeli, daha sonra bir ölçek formül maması eklenir (bir kaşık yardımıyla ölçekteki fazlalık alınmalıdır. Daha sonra biberon yavaşça çalkalanmalıdır.

Suyun dibinde birikme yapılması önlenmelidir. Daha sonra ikinci kaşık eklenir, çalkalanır. En son üçüncü kaşıkta eklenerek nazik bir şekilde köpük yapmadan, bir buçuk iki dakika kadar çalkalanır. Yavaşça süt rengini alır.

Köpük oluşması durumunda bebeklerde gaz yapmaya neden olur. Bu noktaya dikkat etmekte fayda vardır.

Çalkalama işleminden sonra biberondaki mamayı bardağa boşaltarak, herhangi bir tortunun olup olmadığı kontrol edilmesi gerekir. Rengi ve kokusu kontrol edilmelidir. Sıvı ve akışkan bir durumda olması gerekir. Doğru bir teknik kullanıldığında formül mamalar kolay çözülecektir.

Sonuç olarak;

Yenidoğan bebeklerde beslenme rutininde üzerinde en çok durulması gereken nokta, anne sütü ile bebeğin beslenmesidir. Yukarıda da değindiğimiz gibi anne sütünün yetersiz gelmesi durumunda formül mamalar kullanılmalıdır.

Formül mamalar kullanılmadan önce en iyi bebek maması hakkında araştırma yapılması elzemdir. Yenidoğan bebeklerde beslenme rutini için bebek maması kullanılacaksa, en kaliteli mama olmasına özen gösterilmelidir.

Yenidoğan bebeklerde beslenme için özel olarak formüle edilmiş çok sayıda bebek maması bulunmaktadır. Bebelac bebek maması, Arılac bebek maması, Hero Baby bebek maması, Aptamil bebek maması gibi çok sayıda bebek mamasını doğru şekilde inceleyerek karar vermeniz daha etkili olur.

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yazılarımız

Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]